could

SpeakerListen:
USUKUK-RP
 /kʊd/

WordReference English-Turkish Dictionary © 2015:

Temel Çeviriler
could v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed." (past tense of can) (yapabilmek, edebilmek)yapabildi, edebildi geçmiş zam
 When Samantha was a girl, she could climb tall trees.
 Samiye küçükken kocaman ağaçlara tırmanabilirdi.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'could' found in these entries
In the English description:

Ücretsiz Android ve iPhone uygulamalarını indirin

Android AppiPhone App
Uygunsuz bir reklamı rapor et.