critical

SpeakerListen:
 /ˈkrɪtɪkəl/


WordReference English-Turkish Dictionary © 2016:

Temel Çeviriler
critical adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (crucial, very important)son derece önemli, kritik s
 Your punctual arrival at the meeting is critical if we are to win the deal.
 Bu pazarlığı kazanacaksak toplantıya vaktinde gelmeniz son derece önemlidir.
critical adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (finding fault)eleştirel, tenkit edici s
 The professor was critical of many of the students.
 Profesör birçok öğrenci hakkında eleştireldi.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2016:

Bileşik Şekiller:
critical moment kritik an i
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'critical' found in these entries
In the English description:

critical' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'critical'.

In other languages: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Almanca | İsveççe | Dutch | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Advertisements

Ücretsiz Android ve iPhone uygulamalarını indirin

Android AppiPhone App

Uygunsuz bir reklamı rapor et.