done

SpeakerListen:
 /dʌn/

Fiil için: "to do"

Basit Geçmiş Zaman: did
Miş'li Geçmiş Zaman: done

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Temel Çeviriler
done v past p (past participle of do) yapmak fiilinin miş'li geçmişiyapmış miş'li geçmiş
 He had done what he needed to do.
 Yapması gerekeni yapmıştı.
done adj (finished)tamam, tamamlanmış, bitmiş s
 Are you done yet?
 * Bitmiş iş için ücretlerini alamadılar.
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Temel Çeviriler
do v aux (to form questions)(soru cümlesi kurmak için fiile eklenir) -musun, musunuz y f
 Do you know where the dog is?
 Köpeğin nerede olduğunu biliyor musun?
do v aux (to form negative)(olumsuz cümle kurmak için fiile eklenir) -mem, -miyorum y f
 I do not know.
 Bilmiyorum.
do vtr (execute)yapmak, icra etmek geçişli f
 Just do your job.
 Sen sadece işini yap (or: icra et).
do vtr (work as)(olarak) çalışmak, iş yapmak f
 What do you do for a living?
 Ne iş yapıyorsunuz?
do vtr (work tasks)görev/iş yapmak, işle meşgul olmak f
 What do you actually do in the office?
 Büroda ne işler yapıyorsunuz (or: işle meşgulsünüz)?
do vtr (task, job)yapmak, halletmek geçişli f
 I'll do the dishes, since you cooked.
 Yemeği sen pişirdin, bulaşıkları da ben hallederim.
do vtr (meet the requirements of)yetmek, yeterli olmak, gereksinimi karşılamak, kâfi olmak f
 Will this do for you, or should I work on it some more?
 Bu senin için yeterli mi yoksa üzerinde daha mı çok çalışayım?
do vi (fare, manage)becermek, yapmak, üstesinden gelmek f
 How are you doing on that project?
 Proje nasıl gidiyor? Üstesinden gelebiliyor musunuz?
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Bileşik Şekiller:
done | do |
after all is said and done herşey bittikten sonra
easier said than done söylemesi kolay (yapması zor)
no sooner said than done sözünde durmuş, sözünü tutmuş/gereğini yapmış
see justice done layığını bulduğunu görmek f
see what can be done çaresine bakmak f
 yol/çözüm yolu aramak f
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.
'done' found in these entries
In the English description:

'done' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Play and learn: visit WordReference Games
See Google Translate's machine translation of 'done'.

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic

Download free Android and iPhone apps

Android AppiPhone App
Report an inappropriate ad.