WordReference.com İngilizce-Türkçe Sözlük


eye:


tanım | in Italian | in French | in Spanish
bağlam içinde | görüntüler
 Listen: soundUS - UK

eye: WordReference English-Turkish Dictionary © 2010
Temel Çeviriler
eyen (organ of sight) görme organıgöz i
She had beautiful green eyes.
Güzel yeşil gözleri vardı.
eyevtr (look at)bakmak, süzmek geçişli f
 gözünü dikip bakmak f
He eyed her across the room, making her nervous.
Odanın karşı tarafından kadını süzdü.
Adamlar odaya giren kadına gözlerini dikip baktılar.
Yukarıda "eye" için düzeltme önerin.
Bileşik Şekiller:
There is more than meets the eye.işler, vb. göründüğü gibi değil/bu işin içinde başka bir iş var
black eye mecazlımorarmış göz i
bull's eyetam isabet i
 nişan tahtasının ortası i
 hedefin merkezi i
 küçük pencere, lomboz i
catch the eyegöze çarpmak f
have one's eye ongözü üstünde olmak, gözü üzerinde olmak f
keep an eye on sthgöz kulak olmak f
 gözü üstünde olmak f
 gözünü ayırmamak f
look sb in the eye(birisinin) gözlerine bakmak f
private eye gündelik dilözel dedektif, özel hafiye i
unaided eyeçıplak göz i
watchful eyebakıp gözetme/dikkatle izleme i
with an eye toniyetiyle
 göz önünde tutarak/düşünerek

'eye' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic



Ayrıca bakınız:
 
Linkler:


Copyright © 2010 WordReference.com
Please report any problems.



Report an inappropriate ad