fresh

SpeakerListen:
USUKUK-RP
 /freʃ/

WordReference English-Turkish Dictionary © 2015:

Temel Çeviriler
fresh adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (food: not preserved)taze, günlük s
 Do you have any fresh fish? I only see frozen fish here.
 Taze balık var mı? Burada sadece konserve balık görüyorum.
fresh advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (recently)yeni, yeni yapılmış s
 These muffins are baked fresh.
 Bu kekler fırından yeni çıkmış.
fresh adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (water: not salty)tatlı (su) s
 This fish tank is full of fresh water, not salt water.
 Bu akvaryumda tuzlu su değil tatlı su var.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2015:

Bileşik Şekiller:
fresh water tatlı su, tatlısu i
  taze/temiz su i
  yeteneksiz/vasıfsız s
  tatlı su, tatlısu (balığı, vb.) s
keep fresh taze tutmak f
  tazeliğini korumak f
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'fresh' found in these entries
In the English description:

fresh' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'fresh'.

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic

Ücretsiz Android ve iPhone uygulamalarını indirin

Android AppiPhone App
Uygunsuz bir reklamı rapor et.