WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Temel Çeviriler
high adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (tall)yükseklikte s
 That wall is eight feet high.
 Duvar sekiz metre yüksekliğindedir.
high adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (having height)yüksek s
 It is a high wall.
 Bu yüksek bir duvar.
high adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (culminating)doruk, en yüksek s
 The stock reached its high point last July.
 Borsa geçen Temmuz doruk noktaya çıktı.
high adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (volume)  (ses, vb.)yüksek s
 The music is too high. Turn it down!
 Müziğin sesi çok yüksek. Biraz kısar mısın?
high nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (setting)yüksek i
 Put the heat on high so we can warm up faster.
 Isıtıcıyı yükseğe ayarla da çabuk ısınalım.
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Bileşik Şekiller:
be high yüksek olmak f
   (mecazlı)çok mutlu/keyifli olmak, neşesi yerinde olmak f
   (mecazlı)uyuşturucu etkisi altında olmak f
get high uyuşturucu almak/kafayı dumanlamak f
high fashion üst moda i
  hot kutür i
high heaven cennet i
high hopes büyük umutlar çoğ i
high noon öğle vakti i
high pitched tiz (ses) s
high quality yüksek kalite i
  kaliteli, yüksek kalitede s
  üstün nitelikli s
high school nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (grades 9 or 10-12)  (9-12. sınıflar)lise i
 The high school has a new French teacher.
 Liseye yeni bir Fransızca öğretmeni atandı.
high school lise i
high season yoğun sezon i
high society yüksek sosyete i
high street ana cadde i
high tech ileri teknoloji i
high time en uygun zaman, en uygun vakit i
high water azami kabarma/en yüksek nokta i
  yüksek su i
high-water mark yüksek su seviyesi/çizgisi i
  suyun azami kabarma noktası i
It's high time you did it. zamanı geldi (de geçti)
  artık zamanı/tam vakti
junior high   (ABD, Kanada)(ilkokul ve lise arasındaki 7., 8. ve bazen 9. sınıfları kapsayan) ortaokul i
junior high school   (ABD, Kanada)(ilkokul ve lise arasındaki 7., 8. ve bazen 9. sınıfları kapsayan) ortaokul i
on his high horse kibirli, burnu havada, burnu büyük s
  kibirli olmak, burnu havada olmak, burnu büyük olmak f
reaching high yükseklere çıkma i
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.
'high' found in these entries
In the English description:

'high' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Play and learn: visit WordReference Games
See Google Translate's machine translation of 'high'.

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic

Download free Android and iPhone apps

Android AppiPhone App
Report an inappropriate ad.