Ayrıca bakınız:
Linkler:
Recent searches:
Try out WordReference Random Word ! Each page load will return a random word from the dictionary. Or test your knowledge and have each page load with the definition hidden!
Listen:
Fiil için: "to hold " Basit Geçmiş Zaman: held Miş'li Geçmiş Zaman: held
hold :
WordReference English-Turkish Dictionary © 2012 Temel Çeviriler
hold vtr (possess) sahip olmak, elinde tutmak geçişli f
She holds the keys to the car.
Arabanın anahtarlarına o sahiptir.
hold vtr (grasp) tutmak geçişli f
She holds her child's hand when they cross the street.
Karşıdan karşıya geçerken çocuğunun elini tutar.
hold vtr (contain) almak, tutmak geçişli f
This container holds four litres of liquid.
Bu kap dört litre sıvı alabiliyor (or: tutabiliyor).
hold vi (wait) beklemek, durmak geçişsiz f
Can you hold for a minute while I go to the bathroom?
Bir dakika bekler misiniz? Tuvalete gitmem lazım.
hold vi (adhere) (çözülmeden) bağlı kalmak f
Is that knot going to hold?
Bu düğüm çözülmeden bağlı kalabilecek mi?
hold n (telephone) telefon, vb. bekleme i
He was placed on hold for five minutes when he called.
Aradığında beş dakika beklemeye alındı.
hold n (grasp) tutmak, kavramak f
He had a tight hold on his daughter's wrist.
Kızının bileğini sıkıca kavradı.
Report an error
hold :
WordReference English-Turkish Dictionary © 2012 Bileşik Şekiller:
don't hold your breath mecazlı fazla heveslenme/ümitlenme
grab hold of tutmak/kavramak f
have a hold on sth hakim olmak f
hold a grudge against kin tutmak f
kin beslemek, kin gütmek f
hold a press conference basın toplantısı yapmak, basın toplantısı düzenlemek f
hold down a job işinde kalmak, işini korumak f
işinde tutunmak f
hold in check denetime tabi tutmak, denetim/kontrol altında tutmak f
hold it! dur, dur bir dakika ünl
kıpırdama ünl
hold out against -e karşı direnmek f
mukavemet etmek f
hold out hope ümit beslemek f
hold steady değişiklik göstermemek, sabit kalmak f
hold sth in reserve yedekte bulundurmak, yedek olarak saklamak f
hold sway (inançları, vb.) etkilemek, etkili olmak f
egemen/hakim olmak f
hold the phone telefonu kapatmamak f
hold tight sıkı tutunmak f
sıkı durmak f
hold tight (kötü birşeye, vb.) kendini hazırlamak f
hold tight ayrılmamak/dağılmamak, bir arada durmak f
hold together ayrılmamak/dağılmamak, bir arada durmak f
bir arada tutmak f
hold your interest ilgisini/merakını çekmek f
keep hold of bırakmamak f
alıkoymak f
toe hold (kaya üzerinde, vb.) ayak basacak yer i
ilk adım/başlangıç i
(güreşte) rakibin ayağını bükme i
Report an error
'hold' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:
In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic
See Google Translate's machine translation of 'hold'.