lost

SpeakerListen:
USUK
 /lɒst/

Fiil için: "to lose"

Basit Geçmiş Zaman: lost
Miş'li Geçmiş Zaman: lost

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Temel Çeviriler
lost v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked." (lose)kaybetmişti miş'li geç
 He had lost his keys, but found them again.
 Anahtarlarını kaybetmişti ama yeniden buldu.
lost v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed." (lose)kaybetti di'li geç
 She lost her keys.
 Anahtlarlarını kaybetti.
lost adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not understood)dalmak geçişsiz f
  aklı karışmak geçişsiz f
 I'm lost. Could you start again from the beginning?
 Dalmışım. Baştan alabilir misin söylediklerini?
 Aklım karıştı. Söylediklerini baştan alır mısın?
lost adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (no longer known)yitik, kaybedilmiş, yitirilmiş s
 Tea and conversation is becoming a lost art.
 Çay eşliğinde sohbet artık yitik bir sanat hâlini alıyor.
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Temel Çeviriler
lose vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (misplace)kaybetmek geçişli f
 He lost his keys.
 Anahtarlarını kaybetti.
lose vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (fail to win)  (kazanamamak)kaybetmek, mağlup olmak geçişli f
 They knew that they were going to lose the game.
 Maçı kaybedeceklerini biliyorlardı.
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2014:

Bileşik Şekiller:
lost | lose |
be lost kaybolmak, zayi olmak f
  elden gitmek f
  yitmek f
be lost dalgın/düşünceli olmak, dalmak, dalıp gitmek f
  aklını/yolunu şaşırmak f
get lost kaybolmak, yolunu kaybetmek f
get lost! defol, toz ol, yaylan ünl
lost cause kaybedilmiş dava i
  ümitsiz dava/iş f
lost sheep   (mecazlı)yanlış yola sapmış/yolunu şaşırmış kimse i
lost soul çevresine uyum sağlayamayan/yalnız/mutsuz kimse i
  acınacak/zavallı kimse i
make up for lost time kaybedilen zamanı telafi etmek f
no love lost hiç sevmeme/hoşlanmama i
  (iki kişi arasında) düşmanlık i
  Is something important missing? Report an error or suggest an improvement.
'lost' found in these entries
In the English description:

'lost' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Play and learn: visit WordReference Games
See Google Translate's machine translation of 'lost'.

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic

Download free Android and iPhone apps

Android AppiPhone App
Report an inappropriate ad.