lucky

Listen:
 [ˈlʌki]


WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
lucky adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (fortunate)şanslı, talihli s.
 I am so lucky to have met you.
 Seninle tanıştığım için çok şanslıyım.
 Uğurlu sayım yedidir.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
lucky adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (bringing good fortune)uğurlu s.
 This is my lucky coin.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
happy-go-lucky adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (cheerfully unworried)neşeli s.
  gamsız s.
  tasasız, endişesiz, kaygısız s.
lucky beggar nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal, euphemism (person: envied)köftehor i.
  şanslı kişi i.
 Ben was astonished at Kyle; the lucky beggar had just gotten a job at Google.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'lucky' bu girdilerde da bulundu:
In the English description:
Collocations: I'm one lucky [guy, girl, lady], that's one lucky [cat, dog, kid]!, you're so lucky!, more...

lucky' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'lucky'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar

Word of the day: full | neat

Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.