market: WordReference English-Turkish Dictionary © 2009| Temel Çeviriler |
| market | n | (conditions for buying and selling) | rağbet, talep i | | The market for new houses is strong. | | Yeni evlere çok rağbet var. |
| market | n | (potential for trade) | pazar, piyasa i | | I think there is a big market for customized motorcycles. | | Müşterinin istediğine göre hazırlanan motorsikletler için ciddi bir pazar olduğunu düşünüyorum. |
| market | n | (stalls for selling food, clothing, etc.) | tezgâh i | | They set up the market at four o'clock in the morning. | | Tezgâhları sabah saat dörtte kurmaya başlarlar. |
| market | n | (place for selling food, clothing, etc.) | çarşı, pazar i | | Do you want to go to the antique market on Sunday? | | Pazar günü antika pazarına gitmek ister misin? |
| market | vtr | (advertise, present a product) | piyasaya çıkarmak, satışa çıkarmak geçişli f |
| | | pazarlamak geçişli f | | The company marketed their new brand of toothpaste. | | Şirket, yeni diş macunu markasını piyasaya çıkardı. | | Yeni ürünlerini, Türkiye piyasasından sonra şimdi de Bulgaristan ve Romanya'da pazarlıyorlar. | | Yukarıda "market" için düzeltme önerin. |
| Bileşik Şekiller: |
| bear market | | | fiyatların düşüş gösterdiği piyasa, ayı piyasası i |
| booming market | | | patlayan/hızla büyüyen pazar i |
| gray market | | | gri borsa/piyasa, fahiş piyasa i |
| grey market | | | gri borsa/piyasa, fahiş piyasa i |
| in the market for | | | satın alma niyetinde olmak f |
| | | satın alma niyetindeki, satın alma niyetinde olan s |
| mass market | | | kitle pazar, kitle piyasa i |
| put on the market | | | piyasaya çıkarmak, piyasaya sürmek f |
| | | satışa çıkarmak, satışa sunmak f | | 'market square' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:No titles with the word(s) "market square".
In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic
|