Ayrıca bakınız:
Linkler:
Recent searches:
Try out WordReference Random Word ! Each page load will return a random word from the dictionary. Or test your knowledge and have each page load with the definition hidden!
Listen:
Fiil için: "to mean " Basit Geçmiş Zaman: meant Miş'li Geçmiş Zaman: meant
mean :
WordReference English-Turkish Dictionary © 2012 Temel Çeviriler
mean vtr (signify) anlam(ın)a gelmek, anlamında olmak, demek olmak, işaret etmek f
A green light means "go".
Yeşil ışık 'geç' anlamındadır (or: demektir).
mean vtr (entail) yol açmak, neden olmak, sebep olmak f
A delay in our flight means a missed connection.
Uçağımızın rötar yapması, bağlantılı uçuşu kaçırmamıza yol açacakır.
mean, means npl (resources) (parasal) kaynaklar, vasıtalar, imkânlar çoğ i
çare, yol, yöntem i
Kevin lacks the means to buy a sports car.
Köksal'ın imkânları spor araba almak için yeterli değildir.
Bu işi yapmak için hiçbir çaremiz kalmamıştı.
mean adj (malicious) hain, şeytanca, kötü niyetli, alçakca s
That was a mean thing you did.
Yaptığın, çok şeytanca bir şeydi.
mean adj (ill-tempered) huysuz, ters, kaba s
He has a mean disposition, and grumbles at everything.
Çok huysuz bir yapısı vardır, herşeye homurdanıp durur.
Report an error
mean :
WordReference English-Turkish Dictionary © 2012 Bileşik Şekiller:
mean to istemek f
niyetinde olmak f
amaçlamak, amacında olmak f
mean well niyeti iyi olmak, kötü bir niyeti olmamak f
mean what you say sözünde doğru olmak f
söyledikleriyle düşündükleri aynı olmak f
Report an error
'mean' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:
In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic
See Google Translate's machine translation of 'mean'.