WordReference.com İngilizce-Türkçe Sözlük


mean:


tanım | in Italian | in French | in Spanish
bağlam içinde | görüntüler
 Listen: soundUS - UK

Fiil için: "to mean"
Basit Geçmiş Zaman: meant
Miş'li Geçmiş Zaman: meant

mean: WordReference English-Turkish Dictionary © 2009
Temel Çeviriler
meanvtr (signify)anlam(ın)a gelmek, anlamında olmak, demek olmak, işaret etmek f
A green light means "go".
Yeşil ışık 'geç' anlamındadır (or: demektir).
meanvtr (entail)yol açmak, neden olmak, sebep olmak f
A delay in our flight means a missed connection.
Uçağımızın rötar yapması, bağlantılı uçuşu kaçırmamıza yol açacakır.
meansnpl (resources)(parasal) kaynaklar, vasıtalar, imkânlar çoğ i
 çare, yol, yöntem i
Kevin lacks the means to buy a sports car.
Köksal'ın imkânları spor araba almak için yeterli değildir.
Bu işi yapmak için hiçbir çaremiz kalmamıştı.
meanadj (malicious)hain, şeytanca, kötü niyetli, alçakca s
That was a mean thing you did.
Yaptığın, çok şeytanca bir şeydi.
meanadj (ill-tempered)huysuz, ters, kaba s
He has a mean disposition, and grumbles at everything.
Çok huysuz bir yapısı vardır, herşeye homurdanıp durur.
Yukarıda "mean" için düzeltme önerin.
Bileşik Şekiller:
mean toistemek f
 niyetinde olmak f
 amaçlamak, amacında olmak f
mean wellniyeti iyi olmak, kötü bir niyeti olmamak f
mean what you saysözünde doğru olmak f
 söyledikleriyle düşündükleri aynı olmak f

'mean' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic



Ayrıca bakınız:
 
Linkler:


* This dictionary is new and incomplete. Many entries are still being reviewed by experts.
You will see a gradual improvement over the next few months in both quality and depth.

Copyright © 2009 WordReference.com
Please report any problems.



Report an inappropriate ad