WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
on edge advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (into a tense, anxious state)gergin duruma z.
  sinirli duruma z.
  endişeli duruma z.
 That strange sound set me on edge.
on edge adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (tense, anxious)gergin s.
  sinirli s.
  endişeli s.
 She was on edge, waiting for her exam results.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
live on the edge v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal, figurative (take risks)tehlikeli bir hayat sürmek f.
  bıçak sırtında yaşamak f.
 Louise likes to take risks and live on the edge.
on the edge of exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." figurative (on the verge of)(uçurumun, vb.) kenarında olmak f.
  eşiğinde olmak f.
  kenarında/eşiğinde
 Alpine skiers are always on the edge of losing control.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'on edge' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

on edge' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'on edge'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar

Word of the day: dear | knack

Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.