sailing

Listen:
 [ˈseɪlɪŋ]


Fiil için: "to sail"

Present Participle: sailing

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sailing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (activity, sport)yelkencilik i.
 Frank loves the water and he enjoys sailing.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
sail nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. often plural (on boat: fabric that catches wind)yelken i.
 The sailor unfurled the sail.
sail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (travel by ship)yelkenli gemi ile yolculuk yapmak geçişsiz f.
 The family sailed to Calais.
sail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (ship: travel) (gemi)gitmek, yol almak geçişsiz f.
  yolculuk etmek geçişsiz f.
 The ship is sailing to Portsmouth.
sail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (person: go sailing) (kişi)yelkenliyle açılmak geçişsiz f.
  denize açılmak geçişsiz f.
 Marina is very adventurous; she likes to ski, sail and dive.
sail [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (manoeuvre a ship) (gemi, yelkenli)sürmek, kullanmak geçişli f.
 The captain sailed the ship safely into harbour.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
sail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (move quickly and easily) (mecazlı)hızla ve kolaylıkla hareket etmek geçişsiz f.
  (su üzerinde, vb.) süzülmek geçişsiz f.
 Paul threw the ball and it sailed through the air.
sail viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (set sail)yelken açmak geçişsiz f.
  yola çıkmak geçişsiz f.
 The ship sails at noon.
sail [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (travel over [sth])üzerinde seyretmek geçişsiz f.
 The young yachtswoman sailed the English Channel.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'sailing' bu girdilerde da bulundu:
In the English description:
Collocations: go on a sailing [trip, vacation], a sailing [dinghy, boat, ship, vessel], learn at a sailing [school, academy, club], more...

sailing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'sailing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar

Word of the day: party | tap

Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.