geliştirmek


NOTE: This dictionary is currently only English to Turkish.
Here are the lines from the English to Turkish side that include 'geliştirmek'.

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler

WordReference English-Turkish Dictionary © 2017:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
evolve vi (living beings: develop)evrim geçirmek geçişsiz f.
  (ruh, vb.) tekâmül etmek geçişsiz f.
  gelişmek, geliştirmek f.
 Human beings have evolved over millions of years.
improve [sth] vtr (make better)ilerletmek, iyileştirmek, geliştirmek geçişli f.
 We worked hard to improve this website.
 Bu internet sitesini geliştirmek için çok çalıştık.
develop vtr (create)yaratmak, geliştirmek geçişli f.
 I need to develop a verb conjugator.
 This sentence is not a translation of the original sentence. Başka bir program geliştirmemiz gerekiyor.
enhance vtr (improve)geliştirmek, arttırmak, yükseltmek geçişli f.
 He enhanced his prospects of finding a job by getting a college degree.
 This sentence is not a translation of the original sentence. Üniversite mezunu olmak iş bulma imkanlarını arttırır.
ameliorate vtr (make better)iyileştirmek, daha iyi hale getirmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
  düzeltmek geçişli f.
build on [sth] vtr phrasal insep figurative (develop further)geliştirmek f.
  ilerletmek f.
 The beginners' course will give you a good base which you can build on.
reform vi (improve, modify: system, law)iyileşmek, iyileştirmek f.
  gelişmek, geliştirmek f.
  ıslah etmek f.
  reform yapmak f.
advance [sth] vtr (further)yükseltmek, geliştirmek, terfi ettirmek geçişli f.
 He advanced his career by winning clients.
 Adam birçok müşteri kazanmak suretiyle kariyerini geliştirdi.
build [sth] up vtr phrasal sep figurative (develop)geliştirmek f.
  büyütmek f.
 Johnson gradually built up his business empire.
refine vtr (process: improve)geliştirmek geçişli f.
  düzeltmek geçişli f.
improve [sth] vtr (perfect)ilerletmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 He tried to improve his technique through constant practise.
germinate [sth] vtr figurative (create, develop: an idea) (fikir, vb.)üretmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 After a long brainstorming session, the partners germinated an idea.
nurture [sth] vtr (cultivate: a feeling)geliştirmek geçişli f.
  beslemek geçişli f.
 The more you nurture a feeling of calm, the happier you will be.
improve [sth] vtr (upgrade, develop)geliştirmek geçişli f.
  iyileştirmek geçişli f.
  imar etmek geçişli f.
 I want to improve my home by installing a new kitchen.
develop [sth] vtr (object, process: improve)geliştirmek geçişli f.
  iyileştirmek geçişli f.
  ilerletmek geçişli f.
 He developed the computer programme to the level of sophistication it has today.
evolve [sth] vtr (develop)geliştirmek geçişli f.
  ortaya çıkarmak geçişli f.
 Albert Einstein evolved the theory of Relativity.
elaborate [sth] vtr (work out, develop)geliştirmek geçişli f.
 The author is currently elaborating his idea for a novel.
develop [sth] vtr (create: object, process)yaratmak geçişli f.
  oluşturmak geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 She developed a new method for teaching foreign languages.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
better [sth] vtr (improve) (bir şeyi)düzeltmek, geliştirmek, iyileştirmek geçişli f.
 She spent her life trying to better the living conditions of the poor.
 Tüm hayatını, yoksul insanların yaşam standartlarını iyileştirmeye (or: geliştirmeye) adadı.
better [sth] vtr (surpass) (bir şeyi)geçmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 Let's see if I can better my previous score.
form [sth] vtr (idea: develop) (fikir)edinmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
  oluşturmak geçişli f.
 She formed the opinion that he was a liar.
build [sth] vtr (develop)geliştirmek geçişil f.
  imar etmek geçişli f.
 We're hoping to build this town into a nice place to live.
develop [sth] vtr (problem: start having) (sorun, vb.)çıkarmak f.
  geliştirmek f.
 The car developed a rattling noise.
expand [sth] vtr (fill out)büyütmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 You need to expand your notes into full sentences.
leverage [sth] vtr figurative (increase return on: an investment) (yatırım, vb.)güçlendirmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 I leveraged my investments by buying on margin.
bolster vtr (improve)geliştirmek, ilerletmek geçişli f.
develop [sth] vtr (interest, liking: start to have)geliştirmek i.
  (merak)sarmak i.
 During retirement she developed an interest in beekeeping.
grow [sth] vtr (business: develop) (işleri, vb.)büyütmek, geliştirmek geçişli f.
 Social networking can help you to grow your business.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
devise vtr (idea, plan)tasarlamak, planlamak, (plan) kurmak geçişli f.
  (fikir, vb.) geliştirmek/üretmek f.
formulate vtr (develop, devise)(plan, vb.) geliştirmek/tasarlamak, planlamak geçişli f.
redevelop [sth] vtr (area: build anew)yeniden geliştirmek geçişli f.
 The city is redeveloping my neighborhood with parks and condos.
sharpen vtr (mind, senses)(zekâ) geliştirmek geçişli f.
upscale vtr (improve, upgrade)geliştirmek/kalitesini yükseltmek geçişli f.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

geliştirmek' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'geliştirmek'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar

Word of the day: away | fair

Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.
Become a WordReference Supporter to view the site ad-free.