geliştirmek

ⓘ One or more forum threads is an exact match of your searched term. Click here.

NOTE: This dictionary is currently only English to Turkish.
Here are the lines from the English to Turkish side that include 'geliştirmek'.

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler

WordReference English-Turkish Dictionary © 2016:

Temel Çeviriler
EnglishTurkish
improve [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make better)ilerletmek, iyileştirmek, geliştirmek geçişli f.
 We worked hard to improve this website.
 Bu internet sitesini geliştirmek için çok çalıştık.
develop vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (create)yaratmak, geliştirmek geçişli f
 I need to develop a verb conjugator.
 Bu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. Başka bir program geliştirmemiz gerekiyor.
enhance vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (improve)geliştirmek, arttırmak, yükseltmek geçişli f
 He enhanced his prospects of finding a job by getting a college degree.
 Bu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. Üniversite mezunu olmak iş bulma imkanlarını arttırır.
ameliorate vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make better)iyileştirmek, daha iyi hale getirmek geçişli f
  geliştirmek geçişli f
  düzeltmek geçişli f
reform viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (improve, modify: system, law)iyileşmek, iyileştirmek f
  gelişmek, geliştirmek f
  ıslah etmek f
  reform yapmak f
advance [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (further)yükseltmek, geliştirmek, terfi ettirmek geçişli f.
 He advanced his career by winning clients.
 Adam birçok müşteri kazanmak suretiyle kariyerini geliştirdi.
refine vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (process: improve)geliştirmek geçişli f
  düzeltmek geçişli f
improve [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (perfect)ilerletmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 He tried to improve his technique through constant practise.
improve [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (upgrade, develop)geliştirmek geçişli f.
  iyileştirmek geçişli f.
  imar etmek geçişli f.
 I want to improve my home by installing a new kitchen.
develop [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (object, process: improve)geliştirmek geçişli f.
  iyileştirmek geçişli f.
  ilerletmek geçişli f.
 He developed the computer programme to the level of sophistication it has today.
develop [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (create: object, process)yaratmak geçişli f.
  oluşturmak geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 She developed a new method for teaching foreign languages.
 
Ek Çeviriler
EnglishTurkish
evolve viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (living beings)evrim geçirmek geçişsiz f
  (ruh, vb.) tekâmül etmek geçişsiz f
  gelişmek, geliştirmek f
better [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (improve) (bir şeyi)düzeltmek, geliştirmek, iyileştirmek geçişli f.
 She spent her life trying to better the living conditions of the poor.
 Tüm hayatını, yoksul insanların yaşam standartlarını iyileştirmeye (or: geliştirmeye) adadı.
better [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (surpass) (bir şeyi)geçmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 Let's see if I can better my previous score.
form [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (idea: develop) (fikir)edinmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
  oluşturmak geçişli f.
 She formed the opinion that he was a liar.
build [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (develop)geliştirmek geçişil f.
  imar etmek geçişli f.
 We're hoping to build this town into a nice place to live.
develop [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (problem: start having) (sorun, vb.)çıkarmak f.
  geliştirmek f.
 The car developed a rattling noise.
expand [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (fill out)büyütmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 You need to expand your notes into full sentences.
leverage [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (increase return on: an investment) (yatırım, vb.)güçlendirmek geçişli f.
  geliştirmek geçişli f.
 I leveraged my investments by buying on margin.
bolster vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (improve)geliştirmek, ilerletmek geçişli f
develop [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (interest, liking: start to have)geliştirmek i.
  (merak)sarmak i.
 During retirement she developed an interest in beekeeping.
grow [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (business: develop) (işleri, vb.)büyütmek, geliştirmek geçişli f.
 Social networking can help you to grow your business.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
EnglishTurkish
devise vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (idea, plan)tasarlamak, planlamak, (plan) kurmak geçişli f
  (fikir, vb.) geliştirmek/üretmek f
formulate vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (develop, devise)(plan, vb.) geliştirmek/tasarlamak, planlamak geçişli f
redevelop [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (area: build anew)yeniden geliştirmek geçişli f.
sharpen vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (mind, senses)(zekâ) geliştirmek geçişli f
upscale vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (improve, upgrade)geliştirmek/kalitesini yükseltmek geçişli f
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

geliştirmek' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'geliştirmek'.
Advertisements

Ücretsiz Android ve iPhone uygulamalarını indirin

Android AppiPhone App

Uygunsuz bir reklamı rapor et.