keskin (zekâ)


NOTE: This dictionary is currently only English to Turkish.
Here are the lines from the English to Turkish side that include 'keskin (zekâ)'.

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler

WordReference English-Turkish Dictionary © 2017:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
acidic adj figurative (wit: sharp) (mecazlı)keskin (zekâ) s.
 This comedian's acidic humour does not appeal to everyone.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
acumen n (sharp judgment)çabuk kavrama kabiliyeti, keskin zekâ i.
 Though obviously talented, I feel he lacks business acumen.
edge n (sharpness of mind)keskin zeka i.
 The boy has a real edge that helps him in class.
incisive adj (penetrating)içe işleyen/nüfuz eden s.
  delip geçen, delici s.
  etkili, tesirli s.
  keskin (zekâ, bakış, vb.) s.
 Linda spoke with an incisive tone of voice, making sure everyone listened.
pungency n figurative (sharp wit or humour) (mecazlı)keskin zeka i.
 The pungency of Nancy's comics got attention from the New Yorker.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

keskin (zekâ)' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'keskin (zekâ)'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar

Word of the day: proud | hurl

Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.
Become a WordReference Supporter to view the site ad-free.