keskin (zekâ)

ⓘ One or more forum threads is an exact match of your searched term. Click here.

NOTE: This dictionary is currently only English to Turkish.
Here are the lines from the English to Turkish side that include 'keskin (zekâ)'.

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler

WordReference English-Turkish Dictionary © 2016:

Temel Çeviriler
EnglishTurkish
acidic adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (wit: sharp) (mecazlı)keskin (zekâ) s.
 This comedian's acidic humour does not appeal to everyone.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
EnglishTurkish
acumen nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sharp judgment)çabuk kavrama kabiliyeti, keskin zekâ i.
 Though obviously talented, I feel he lacks business acumen.
edge nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sharpness of mind)keskin zeka i.
 The boy has a real edge that helps him in class.
incisive adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (penetrating)içe işleyen/nüfuz eden s.
  delip geçen, delici s.
  etkili, tesirli s.
  keskin (zekâ, bakış, vb.) s.
 Linda spoke with an incisive tone of voice, making sure everyone listened.
pungency nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (sharp wit or humour) (mecazlı)keskin zeka i.
 The pungency of Nancy's comics got attention from the New Yorker.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

keskin (zekâ)' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'keskin (zekâ)'.
Advertisements

Ücretsiz Android ve iPhone uygulamalarını indirin

Android AppiPhone App

Uygunsuz bir reklamı rapor et.