riddle

Listen:
 [ˈrɪdəl]


WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
riddle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (conundrum: type of joke)bilmece i.
 John and Matthew whiled away the evening asking each other riddles.
riddle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (mystery)esrar, sır, gizem, muamma i.
 Natasha thought she would never solve the riddle of what had happened that night.
riddle nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb/sth] perplexing)muamma i.
  merak konusu i.
 Linda was a riddle; Mark couldn't work her out.
riddle [sth] with [sth] vtr + prep figurative, often passive (fill: with errors, etc.)ile dolu olmak geçişsiz f.
 The student's essay was riddled with spelling errors.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
riddle vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (with many marks, hits)delik deşik etmek, kalbura çevirmek geçişli f.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'riddle' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a [childhood, classroom, visual, tough, tricky, easy] riddle, an [old, ancient] riddle, try to [answer, solve] a riddle, daha fazlası...

riddle' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'riddle'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar

Word of the day: hurt | spot

Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.